•   0 212 570 80 20
      0 552 223 98 97  



    Programlarımızdan
    haberdar olmak için sosyal
    medyada bizi takip edin.

      


    ZİYARETÇİ DEFTERİ
    Rugem Logo

    HASTALIK HASTASI

    Eskiden tıp fakültesi öğrencilerine özgü bir sorun olan ''Hastalık Hastalığı'', internetin yaygınlaşmasından sonra, adeta salgın bir hastalık haline geldi. Hatta bu durumun bir de adı var: siberkondriya.

     Tıp fakültesi öğrencilerinin, ders kitaplarında rastladıkları her hastalık bulgusunu kendilerine yakıştırıp, hafif bir öksürüğü akciğer kanseri, küçük bir lenf bezesini Hodgkin lenfoma zannederek telaşlanmaları gibi, bugün televizyonda, basında ve internette sağlıkla ilgili sınırsız bilgiye ulaşan insanlar, en kötü senaryolara kendilerini ikna ederek, gece-gündüz benzer panikler yaşıyorlar.
     
    Bu tabloya biraz yakından bakalım:
     
    Hipokondriyazis (sağlık fobisi veya endişesi) adı verilen psikolojik rahatsızlık, kişinin ciddi bir hastalığa yakalanma konusunda aşırı derecede endişe duymasıdır. Bu sorunu yaşayan kişiye hipokondriyak adı verilir.
     
    Hipokondriyaklar, çarpıntı, baş veya karın ağrısı gibi her tür fiziksel belirtiyi, ciddi bir hastalığın işareti olarak yorumlarlar.
     
    Muayene sonucu önemli bir sağlık sorunları olmadığı bildirildiğinde, doktorlarına, kullandıkları yöntemlere ve tanıya şüphe ile yaklaşır ve güvensizlik duyarlar.
     
    Çoğu hipokondriyak, doktor muayenesi sırasında büyük gerilim duyar ve bizlerin, ‘’Beyaz Önlük Sendromu’’ dediğimiz, çarpıntı, tansiyon yükselmesi ve bayılma hissi gibi bulguları sergilerler.
     
    Hipokondriyak hastaların bazıları sürekli doktorlara başvururken, bazıları ise, hastalığı akıllarına getirebileceği düşüncesiyle hastane ve doktorlardan uzak dururlar.
     
    Araştırmalara göre, acil servislere başvuran hastaların %5’i hipokondriyaktır.
     
    Hipokondriyak hastalar, doktorun hemen kendilerine müdahale etmesini beklerler. Bu durum özellikle acil yaralı ve hastaların olduğu durumlarda, hastanelerde büyük gerilim yaratır.
     
    Ayrıca, hipokondriyakların gerçekten hasta olduklarına inanmamaları, zamanla bıkkınlık duymaları nedeniyle, aileleri ve yakın çevrelerinin hayatları da bu tablodan olumsuz etkilenir.
     
    Columbia Üniversitesi’nde yapılan bir çalışmada, hipokondriyazis, sağlığı konusunda aşırı endişeli hastanın, belirsizliğe tahammül edemediği ve sürekli güvene ihtiyaç duyduğu bir ruh sağlığı sorunu olarak tanımlanmış ve takıntı bozukluğu (OKB) ile benzerlik gösterdiği vurgulanmıştır.
    Üzüntü, suçluluk duygusu ve depresyon gibi nedenler, hipokondriyazisi ortaya çıkarabilir.
     
    Aşağıdaki bulgular hipokondriyazis tanısını düşündürür:
     
    (Bu listeyi buraya yazma konusunda epey tereddüt ettim. Zira ‘’Acaba Hipokondriyak mıyım?’’ sorusunu zihninizde uyandırmak, yapmak istediğim en son şey olacaktır :=)
     
    • Fiziksel bulguları sürekli gözlemleyip, en kötü senaryoları akılda canlandırarak, ciddi bir hastalığa yakalanma endişesi taşımak
     
    • Güvenilir bir doktor değerlendirmesi sonucu, herhangi bir ciddi sağlık sorununa rastlanmamasına rağmen buna ikna olamamak
     
    • Sürekli sağlık endişeleri yaşanması sonucu, kişinin iş ve sosyal yaşamının olumsuz etkilenmesi
     
    • Yakınmaların en az 6 ay süreyle devam etmesi ve bu duruma yol açabilecek başka bir akıl sağlığı sorununun saptanmaması.
     
    Hipokondriyazis tedavi edilebilir bir rahatsızlıktır.
     
    Kişinin kendi dar dünyasının sınırlarını aşmasını ve yaşamını daha anlamlı hale getirmesini sağlayacak bir ruhsal tedavi programı gereklidir. Oldukça dirençli bir tablo olduğu için, zamana ihtiyaç vardır. Hastaların birçoğu, tedavi için gereken süreye sabır göstermez ve yarıda bırakır.
     
    Hipnoterapi ve bilişsel davranış terapileri, endişeli düşüncenin kısır döngüsünü kırmada yardımcı yöntemlerdir.
     
    Gerekli olduğu takdirde, anksiyete ve depresyona yönelik ilaç tedavileri uygulanabilir.
     
    Ayrıca, eğer tıp fakültesi mezunu değilseniz, bu günden itibaren, kendi kendinize teşhis koymaktan vaz geçmeniz ve güvenilir bir hekimle fiziksel ve ruhsal sağlığınızı kontrol altında tutmanız doğru olacaktır. İnternet doktorluğu yapmamanızda herkes için fayda var.
     
    Unutmayın! Atalarımız güzel söylemiş: ''Yarım imam dinden eder, yarım doktor candan eder!''
     
    ;
    Holistik Tıp Programlarımızdan Haberdar Olmak İçin Sosyal Medyada Bizi Takip Edin!
    Bu sitenin içeriği, izinsiz kopyalanamaz. Anasayfa  ·   Biyografi  ·   Hastalıklar  ·  Yazılar  ·  Randevu  ·  İletişim
    Web Tasarım Data1

    Bu sitenin içeriği, izinsiz kopyalanamaz. 
     
    Anasayfa
     
    Biyografi
     
    Hastalıklar
     
    Yazılar
     
    Randevu
     
    İletişim

    Web Tasarım Data1