EVLİLİKTE SINIRLAR
Doç. Dr. Şafak Nakajima
Evlilik, mutluluk ve mutsuzluğun iç içe geçtiği karmaşık bir ilişkidir. Büyük umutlarla başlayan bir birliktelik, zamanla hayatın zorluklarını birlikte aşmada sevgi ve güven dolu güçlü bir kaynağa dönüşebileceği gibi, insanı boğan bir yük hâlini de alabilir. Sağlıklı bir evlilikte her iki tarafın da sevilip takdir edildiğini, değer gördüğünü hissetmesi gerekir. Bu ise ancak aranızda sağlıklı sınırlar çizmenizle mümkündür.
Evlilikte sınır belirlemek, bireyselliğinizi korumakla başlar. Birlikte yaşadığınızda fark etmeden kendinizi kaybetmeniz, kişisel ihtiyaçlarınızı geri plana atmanız çok kolaydır. Sürekli bir arada olmak, zaman içinde her şeyi birlikte yapma zorunluluğu yaratır ve kişinin kendine ait alanı giderek daralır. Bunu önlemek için ayrı zamanlara sahip olmanız sağlıklıdır. Ayrı zaman geçirmek, eşinizi ihmal etmek demek değildir; ancak her anı birlikte geçirmek de kayıtsızlık kadar ilişkiye zarar verebilir.
Kişisel zaman, her birinizin kendi ilgi alanlarını geliştirmesine yardımcı olur; hobilere yönelmek, yeni beceriler edinmek veya bireysel hedeflere odaklanmak için fırsat sunar. Bu sayede stres yönetiminiz güçlenir ve zihinsel dengeniz korunur. Karşılıklı uzlaşıyla planlanan bu zamanlar hem birbirinizi daha çok özlemenize hem de birlikte geçirdiğiniz vakti daha değerli kılmanıza yardımcı olur.
Evlilikte en kritik sınırlar duygusal sınırlardır. Duygusal sınır ihlali, aşağılama, takdir etmeme, umursamama gibi davranışlarla kendini gösterir ve kişinin benlik saygısını zedeler. Çiftlerle yaptığımız çalışmalarda ilk olarak bu alanı iyileştirmeye odaklanırız; çünkü sağlıklı duygusal sınırlar, etkili iletişim becerileriyle mümkündür. Yargılanma korkusu olmadan duygularınızı açık ve saygılı bir dille ifade edebilmeniz ve eşinize de aynı alanı tanımanız gerekir. Böylece taraflar birbirinin duygu ve ihtiyaçlarını daha iyi anlar, ilişkideki bağ güçlenir.
Fiziksel sınır ihlalleri, bir eşin diğerinin kişisel alanını veya eşyalarını istismar ettiği durumları içerir. Özel eşyaları karıştırmak, gizlice mesajları okumak gibi davranışlar kişisel alanın ihlalidir. Bir eşyayı izinsiz kullanmak, tahrip etmek ya da sahiplenmek ise mülkiyet ihlalidir. Fiziksel sınırlara saygı göstermek, iki tarafın da evde kendini güvende ve huzurlu hissetmesine katkı sağlar.
Cinsel sınır ihlalleri ise evlilikte sık görülmesine rağmen en az konuşulan konulardan biridir. Cinsel istismar, psikolojik veya fiziksel baskı kurarak ilişkiye zorlama, tehdit etme gibi davranışları içerir. Bu alanda sağlıklı sınırlar için eşlerin cinsel beklenti ve ihtiyaçlarını dürüstçe konuşabilmeleri gerekir. Açık iletişim hem yanlış anlamaları hem de istem dışı baskıları önler.
Sınır koymakta zorlanan çiftler, profesyonel danışmanlık desteği alarak süreci daha sağlıklı ve etkili bir şekilde yönetebilirler. İlişkideki sınırların netleşmesi, yalnızca evliliğin sağlığını değil, iki bireyin ruhsal dengesini de güçlendirir.
“Tüm Hakları Saklıdır”

