Duygusal Zekâ: İnsanın Gerçek Gücü

398401683 875564080594838 6470630666193374030 n

Duygusal Zekâ: İnsanın Gerçek Gücü

Doç. Dr. Şafak Nakajima

Eminim siz de derslerinde ve üniversite sınavlarında çok başarılı olmasına, iş yaşamında önemli başarılara imza atmasına rağmen sürekli gergin, mutsuz, yanlış seçimler yapan ve ilişkilerini sabote eden insanlarla karşılaşmışsınızdır. Meslek hayatımda sıkça rastladığım bu profildeki hastalar bana; stres yönetiminde zorlanma, uykusuzluk, psikosomatik şikâyetler, amaçsızlık/anlamsızlık hissi veya ilişki sorunlarıyla başvurur. Çoğunda altta yatan temel neden, duygusal zekâlarının (EQ), bilişsel zekâ katsayıları (IQ) kadar gelişmiş olmamasıdır. Bu nedenle duygusal zekâ, tanı ve tedavide mutlaka göz önünde bulundurulması gereken bir meseledir.

Duygusal zekâ kavramı ilk olarak 1990 yılında Peter Salovey ve John D. Mayer tarafından yayımlanan bir makalede tanımlandı; ancak büyük ihtimalle çoğunuz bu terimi Daniel Goleman’ın “Duygusal Zekâ” kitabıyla duydunuz. Duygusal zekâ; kendini ve başkalarını daha iyi anlama, empati kurabilme, duyguları yönetebilme, duygusal kontrol sağlama ve etkili iletişim kurma gibi bir dizi beceriyi kapsar. Bu beceriler kişisel ilişkilerden iş yaşamına, stres yönetiminden duygusal dengeye kadar pek çok alanda belirleyici rol oynar. İdeal olan ise hem IQ’nun hem de EQ’nun gelişmiş olmasıdır.

Peki bir insanın duygusal zekâsı zayıfsa ne olur?

Duygusal zekâsı zayıf olan kişiler duygusal dalgalanmalarını düzenleyemedikleri için stresli durumlarla başa çıkmakta güçlük çeker; ani öfke ya da hüzün patlamaları yaşayabilirler. Kronik stres, zihinsel ve fiziksel pek çok sağlık sorununa yol açabilir. Ayrıca duygusal ifadeleri anlamakta zorlanırlar. Bu durum yanlış anlamalara, iletişim kopukluklarına ve sosyal çatışmalara neden olur.

Empati, başkalarının duygusal deneyimlerini anlama ve paylaşma yeteneğidir. Duygusal zekâsı düşük kişiler empati kurmakta zorlandıkları için ilişkilerde sık sık sorun yaşarlar. Özel ve iş yaşamları olumsuz etkilenir; yalnızlaştıkça daha da kötü hissederler.

Oysa duygusal zekâ geliştirilebilir bir beceridir. Duyguları fark etmek, duygusal ifadeleri doğru anlamak, empatiyi güçlendirmek, stresi yönetmek ve duygusal dengeyi koruyabilmek için eğitim ve pratik gerekir. Gelişmiş bir duygusal zekâ, kişinin yaşam kalitesini artırır; daha sağlıklı ilişkiler kurmasına, daha anlamlı ve amaçlı bir yaşam sürmesine katkıda bulunur.

“Tüm Hakları Saklıdır”

Yorumlar devre dışıdır